Ekoloji

‘Deremuzi vermeyuz ezer geçeruz sizu’


Rize’nin Fındıklı ilçesi, HES yapmak isteyen şirketlerin en çok çekindiği noktalardan biri. 7’den 70’e her yaştan yurttaş, HES karşıtlığında kararlı bir duruş sergiliyor. Fındıklılı gençlere eşlik eden 76 yaşındaki Fatma Ertaş, ‘atma türküleri’yle, ‘Deremuzi vermeyuz ezer geçeruz sizi’ diye seslenerek, ‘HES’çi şirket Fındıklı’yı terk et’ diyor
evlet Su İşleri’nin (DSİ) açıklamalarına göre, Türkiye’de bin 700’ün üzerinde Hidro Elektrik Santral (HES) yapılması hedefleniyor. HES’lerin büyük bir bölümü Karadeniz Bölgesi’ndeki dereler üzerinde planlanırken, bölgede yaşayanlar HES planlamaları yapan sermaye ile siyasi iktidarların işbirliğini zaman zaman yerle bir ediyor. Bu noktalardan birisi de Rize’nin güzellikleri ile ünlü Fındıklı ilçesi. Ormanlık alanların hemen ortasından geçen dereleri ile HES’çi şirketlerin hedefinde olan bölgeye HES şirketleri bugüne dek hiç giremedi. Sadece Fındıklı’da 24 HES projesinin planlandığı belirtilirken Fındıklılı kadınlar, HES’çi şirketleri bir kez daha bölgeden kovmaya kararlı.

‘HES’çi şirket Fındıklı’yı terk et’

9 Mayıs’taki HES şirketinin yapmak isteyip de yapamadığı halk toplantısı öncesi kadınlar, HES karşıtı eylemlerde ön saflarda yerlerini alıyor. Fındıklı halkı deyim yerindeyse, HES karşıtı bu eylemlere çoluk-çocuk, genç-yaşlı, kadın-erkek demeden hep birlikte katılıyor. Fındıklı Meydanı’nda toplanan yüzlerce kişi düdükleri ile esnafı ve balkondan kendilerine bakan hemşehrilerini de eyleme davet ederek yürüyüşe başlıyor. Kortejin en önünde elbette yöresel isyan ve eğlence enstrümanı olan tulum çalınırken arkadan yüzlerce kişinin sesi geliyor, “HES’çi şirket Fındıklı’yı terk et.” Kortejin en önünde ise yan yana birlikte kilitlenmiş şekilde yürüyen 4 kadın yer alıyor. Bu kadınlardan bazıları kimi zaman yürüyüşüne ara veriyor, ancak kitle ilerledikçe onlar da yeniden koşmaya başlayarak kitlenin en önündeki yerlerini alıyor.

‘Deremuzi vermeyeceğuz’

86 yaşındaki Fatma Ertaş, HES karşıtı eylemlerin en önünde yer alan kadınlardan. “Deremuzi vermeyuz ezer geçer sizu” sloganını atan gençlerin sesini bastırmak istercesine sesleniyor: “Kizum bizum deremuzden başka bir şeyimiz yoktur. Deremuza müdahale edeceklermiş ona karşi çıkmak içun gelduk” diyor. “Çocuklarumuz yüzecek, hayvanlarumuz su içecek” diyen Fatma’nın kararlı sesini başka bir ses bölüyor bu kez. Adının Aysel Hindistanoğlu olduğunu öğrendiğimiz bu kararlı yaşam savunucusu da tıpkı Fatma gibi tepkili. “Biz bu derede boyuduk deremuz olmez ise biz da yokuz” diyen Aysel’e torunları olduğunu tahmin ettiğimiz gençler biraz daha yavaş olmasını söylese de pek de başarılı olamıyorlar. Eline aldığı kopri (yöresel kesme, biçme aleti) ile yere vurarak “O HES’çi buraya giremez. İstemiyoruz. Anlamayiler mi istemiyoruz!” diye seslenen Aysel’i yanında yürüyen kadınlar da alkışları ile destekliyor.

HES’çi şirket Osmanlı gibi, katakullisi bitmiyor!

Yürüyüşün sonunda toplantının yapılacağı halk eğitim merkezinin önüne geliyoruz. Horonlar kuruluyor atma türküler başlıyor. Bir anda bir sessizlik oluyor etraflarında polis korumaları ve HES’çi şirketin temsilcileri merdivenleri aşarak toplantının yapılacağı salona ilerlemeye çalışıyor. Elbette Fındıklı halkının yoğun protestosu altında. Toplantıyı gözlemek için katılanlar ve basın mensupları olmasa toplantıya kimsenin katılmadığını düşünürsünüz. Ancak, HES’çi şirketin temsilcileri öyle uyanık ki “Burada yer alan katılımcılara bilgilendirme yapıldı ve toplantı gerçekleşti”diye tutanak tutmaya çalışıyor. Nasıl Osmanlı’da katakulli bitmez ise HES’çi şirkette de bitmiyor, kelime oyunu yaparak halk toplantısı yapıldığını göstermeye çalışan şirketin asıl amacı bir sonraki aşamaya geçmek.

Sözlü tartışmalar başlıyor

Elbette yılların direniş tecrübesine sahip Fındıklı halkı da bu katakulliyi yutmuyor, önce sözlü tartışmalar yaşanıyor. HES’çi şirket yetkilileri tutanağı değiştirmemekte kararlı. İçlerinde biri su içmek istiyor. Fatma Ertaş’ın tepkisi ile karşılaşıyor yine. “Hayır bu su bizum suyumuz siz bilmezsiz değerini” diyor. Bir süre devam eden sözlü tartışmaların ardından HES’çi şirketler ikna olmayınca Fındıklı halkı salona giriyor ve sonuç: Tutanak “toplantı yapılmamıştır” olarak değiştiriliyor.

‘Yine karşi çıkacağuz’

Salondan çıkarken Fatma Ertaş’ı görüyorum biraz gülümseyerek sesleniyor: “Yine gittiler oğul yine gelirler. Gene karşi çikacağuz.”

Evrim Kepenek/Rize-Şûjin