Köşe yazarları

Nasıl yapmalı


Ülkede yaşanmakta olanlarla ilgili birbirinin devamı kabul edilebilecek üç yazının ardından nasıl sorusunu yanıtlamadan önce kısa da olsa bir özet gerekiyor. Gayrimeşru referandumunun süreci ve yaşanmakta olan ekonomik durum, 21. yy. faşizminin varlığına karşın, toplumsal muhalefetin kendiliğinden yükselişini getirmiştir. Bununla birlikte, ne Hayır cephesi ne de bloku oluşmamıştır. Ancak, geniş halk kesimleri referandum sonucunun gayrimeşru ve gayri hukuki olduğu konusunda hemfikirdir. Saray iktidarı, doğrudan bu dönemde palazlananlar, açık çıkar ilişkisi içinde olanlarla ve bazı hakları akp’li yıllarda kazandığını düşünenlerin oy desteğine daralmış, hegemonyası azalmıştır. Hem ulusal hem de uluslararası sermaye grupları, sarayla karşılıklı yararcı (simbiyotik) işbirliğini sürdürmektedir.

Hayır platformlarında ve çalışmalarında bir araya gelebilenler, “Hayır”cılar için ortak gündem yaratabilme konusunda henüz yol alamamıştır. Oysa, OHAL ve bunun gerekçe gösterildiği hukuksuzluklar ve keyfilikler, ekonomik durgunluğun geniş halk kesimlerinin mutfağına kadar yansımış olması, kıdem tazminatlarının gaspı, zorunlu bireysel emeklilik, KHK’lerle işten çıkartmalar, keyfiyetten tutuklu gazeteciler, parti başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanları ile kayyum atamaları, Suriye ve Irak topraklarında yürütülen askeri operasyonlarındaki kayıplar ve yenilip geri çekilmeler gibi pek çok can yakıcı konu bulunmaktadır.

Halbuki, kapitalizmin küresel bunalımının yanı sıra, Türkiye’de ortaya çıkan ekonomik koşullara ve uygulamalara karşı oluşan tepki, referandum sürecinde ve 1 Mayıs’ta tazelenen özgüven, saray iktidarına alternatif, yüzü sosyalizme dönük bir halkçı hükümetin-iktidarın (YSDHH) önünün açık olduğunu göstermektedir.

YSDHH programı, bölüşüm ilişkilerini yeniden düzenleyerek toplumsal adaleti sağlamayı, işsizlik sorununun yanı sıra, güvencesiz ve güvenliksiz çalışmayı, eğitimde, sağlıkta, enerjide, madende, ulaşımda vb. yürütülmekte olan özelleştirilmelere son verilerek kamusal kaynakların toplumun geneli için kullanılacağını, herkesin sosyal güvenlik kapsamında olacağını, sağlık hizmetine ulaşabilmek için prim dahil ek ödemeler alınmayacağını, çalışanların, emeklilerin, çalışabilecek durumda olmayanların insanca yaşam koşullarına sahip olacaklarını bunun için de ülke kaynaklarının yeterli olduğunu, doğa talanının sonlandırılabileceğini, dövizle yapılan kamu ihalelerinin toplum yararına yeniden düzenlenebileceğini, köprü, otoyol, tünel, şehir hastaneleri vb. alanlarda kullanım garantilerinin iptal edilip patronlara açıktan para ödemelerinin sonlandırılacağını anlatan, hissettiren ve saray rejiminin halklar, emekçiler, inanç grupları, kadınlar, gençler, LGBTİ bireyler vb. toplumun bütün kesimlerinin mutluluğu ve refahı için değiştirilebileceği güvenini veren içerikte olmalıdır.

Bunun için de toplumsal muhalefetin referandum sürecinde kazandığı ivme ve kapsam daha fazla gerilemeden, Türkiye’de siyaseten sosyalist, sol, sosyal demokrat, demokrat tarafta olanlar, günümüzde siyasal mücadelenin zaman geçirmeksizin doğrudan ve ertelenemez, devredilemez iktidar mücadelesini gerekli kıldığını görmeli ve gereğini yapabilmelidir. Bu tarafın yapıları öncelikle bir iç görü yapabilmeli ardında da başta “Hayır”cılar olmak üzere halkları, emekçileri, işsizleri, kendi adına çalışan esnafı, köylüyü, çiftçiyi, inanç gruplarını, öğrencileri kısaca, bütün mağdurları kapsayabilecek ekmek, barış, eşitlik, özgürlük ve demokrasi başlıklarını ortak programa dönüştürebilecek, faşizmle mücadeleyi örgütleyebilecek yapıyı birlikte üretebilmelidir.

YSDHH programındaki ana başlıkların altına sıralanabilecek alt başlıkların doğu ile batıyı, kır ile kenti, emek ile inanç başlıklarını vb. aynı anda, benzer boyutta kapsaması beklenmemeli, bu beklentinin yaratabileceği kısırlığa mahkum olunmamalıdır. Ancak, bu alt başlıkların her birinin doğrudan muhatapları başta olmak üzere, muhatapların tümü, programın bütününü hissedebilmeli ve nihai hedefin saray iktidarının kurduğu düzeni değiştirmek ve yerine kendileri için bir iktidarın kurulması olduğuna inanabilmelidir.