Emek-Ekonomi

Bony Çorap’ta direniş büyüyor


Ağır çalışma koşullarına ve emek sömürüsüne karşı Bony Çorap Fabrikası’ndaki direniş, tüm engellemelere rağmen gün geçtikçe büyümeye devam ediyor. Bony Çorap Fabrikası önünde direnen Hakan Gürses, mücadelesinin tüm emekçiler adına devam edeceğini söyledi

Eda Narin/İstanbul

Yıllardır süregelen güvencesiz çalıştırma, mobbing, yasa ihlalleri, ağır çalışma koşulları ve emek sömürüsüne karşı emekçiler sendikal hakları için direniyor. Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bulunan Bony Çorap Fabrikası da böyle bir direnişe sahne oluyor. 7 yıldır Bony Çorap Fabrikası’nda çalışan ve sendikalı olduğu için işten atılan Hakan Gürses, 25 gündür fabrika önünde direnişte. Sendikalı olduğu için 3 yıldır maaşına zam yapılmadığını dile getiren Gürses, bundan dolayı dava açtığını ve davanın hala sürdüğünü ifade etti. Gürses, bağlı olduğu Bağımsız Tekstil İşçileri Sendikası’nın da (BATİS) baskılarıyla işverenin işçi temsilcisi seçimini yaptığını ve bu seçimde tüm engellemelere rağmen kendisinin seçildiğini söyleyerek, seçimden sonra işverenin kendisine “Benden yana ol, işçilerden yana olma” dediği bilgisini verdi.

‘Benim emeğim var’

Direnişi boyunca Bony Çorap’ın satıldığı ünlü markaların önünde de eylem yaptıklarını belirten Gürses, “O çoraplarda benim emeğim var, onurum var, alınterim var” diyerek, ödenmeyen tazminatına karşılık markalarda satılan çorapları aldığını ve işverenleri teşhir ettiğini dile getirdi. Gürses, hem fabrikanın önünde hem de tüketim alanlarında işverenleri teşhir etmeye devam edeceklerini vurgulayarak, “Bu baskı nereye kadar gidecek” diye sordu. Direniş kararı almasında tazminatının ödenmemesinin önemli olduğuna dikkat çeken Gürses, direnişinin 23’üncü gününde polisin kendisini ve BATİS yetkilisi Fahri Koçan’ı alıp mahkemeye götürdüklerini ifade etti. Gürses, mahkeme sonucunun önceden belirlendiğinin altını çizerek, mahkemenin “denetimli serbestlik” ve “fabrikaya 100 metre yaklaşmama” cezası verdiğini söyledi.

Mücadelede kararlılık

Mahkemin verdiği cezayı değerlendiren Gürses, Ankara’da açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın direnişini selamlayarak şunları söyledi: “Fabrikanın önüne gelmeyin dediler ama bize meydanları, sokakları yasaklayamazlar. Sonuna kadar direneceğim. Bu direniş sadece kendim için değil, tüm emekçi arkadaşlar içindir.” BATİS yetkilisi Fahri Koçan ise, fabrikada yaşanan hak ihlallerine dikkat çekerek, direnişin 23’üncü gününde zorla götürüldükleri mahkemeyi “formaliteden bir duruşma” olarak değerlendirirken, “Benim için bu karar devlet eliyle sendikasızlaştırmanın en açık örneğidir. Böyle bir karar çıktı diye mücadeleyi bırakmayacağız” dedi.

HABER MERKEZİ