Köşe yazarları

Referandum sonrası


 

Tarihi ve cesur kararlar, riskleri göze alarak alınır ve vizyon genişletilerek hayata geçirilir. Çünkü her zaman beklenen ve umulmadık engeller çıkar. Eğer cesurca hamleler yapmazsanız tarihe not düşemezsiniz, tarihi senin yerine başkaları yazar. Dünyanın gözleri Katalonya ve Federe Kürdistan bağımsızlık referandumunda. Bu makalemizde KDP’nin ulusal birlik, Rojava, Şengal gibi konulardaki çapsızlığını kenara bırakıp farklı boyuta dikkat çekeceğiz. Çünkü bölgesel güçler meseleyi Kürt düşmanlığına çevirdi. Askeri müdahaleyle tehdit ettiler.

Bakın, Prusya ve Fransa ordularına bakıp kara kara düşünülseydi, Paris Komünü doğmazdı. Lenin, “O kadar kapitalist güç neler yaparlar” deyip sürgünde kalmaya devam etseydi, Ekim Devrimi halkların yüreğinde esmezdi. “İngiliz güçleri bizi mahveder” deseydi, Mahatma Gandi olamazdı. Mao, Fidel, Che, Ho Chi Minh “Emperyalist güçler ve sermaye sultası karşısında nereye yürüyebilirim ki” diye düşünseydi, dünya halkları için ilham verici olamazlardı. Mesele şudur, Kürtler ve Katalanlar; Irak, İran, Türkiye, Suriye, İspanya ordularının namlularının gölgesinde mi yaşamaya devam etsinler…  “Belki bu ülkelerde devrim olur, orduların namluları bükülür, eşitliği kabul ederler” deyip birkaç 100 yıl daha mı beklesinler… Şimdi ülke ülke pozisyonlara bakalım…

Türkiye ve Irak’ın yapabilecekleri

Türkiye’nin esas hedefi Kerkük. Kerkük Meclisi referanduma katılacağını ilan etmeseydi (29 Ağastos 2017) Türkiye dozu bu denli yükseltmeyecekti. Çünkü Kerkük’süz bir kanat bağlı demektir. AKP, iktidara dışardan ortak olup “referandumu savaş sebebi sayalım” diyen MHP-Bahçeli’yi Meral Akşener’in oluşumu karşısında tutmak, ayrıca CHP’nin ulusalcılarını yanına çekmek istedi. Habur’da günlerce tanklar tatbikatla gözdağı verirken, MGK 22 Eylül’de “Referandumun yapılması halinde Türkiye, ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını mahfuz tutar” tehdidinde bulundu. Birkaç saat içinde onaylayan Bakanlar Kurulu da, asker seçeneğinin masada olduğunu ilan etti. Irak-Suriye tezkeresinin dolmasına 5 hafta varken, tatildeki Meclis, 23 Eylül’de olağanüstü toplanıp savaş tezkeresi AKP-MHP-CHP oylarıyla uzatıldı. Tablo, “milli güvenlik” takıntısıyla yedeklenen Kılıçdaroğlu CHP’sinden neden iktidara alternatif çıkamadığını net gösterdi. Erdoğan, 21 Eylül’de New York’ta görüştüğü Trump’tan da sinyal alamadı. Dolayısıyla MGK, Habur’da dönüp duran tanklarla ancak Boğaz Köprüsü’ne çıkarma yapabilir. Sınır ve vana kapatıp uzatırsa üniter olmayan Suriye ve Rojava üstünden Akdeniz’e petrol ve ticaret koridoru kurulur. Bamerni, Başika gibi üslerden çıkarılır.

Irak Başbakanı İbadi, askeri müdahale ile tehdit etse de göze alamaz. İran’ın cirit alanı genişleyeceğinden ABD de İsrail de devreye girer. İbadi Musul ve Tel Afer’den de çıkmak zorunda kalabilir. Hewler’in referandumla müzakerelerde eli güçlenecek, ancak dosyaya kaldıracak.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, 19-25 EYLÜL TARİHLERİNDE (BM) 72. GENEL KURULU’NA KATILMAK ÜZERE GELDİĞİ NEW YORK’TA ABD BAŞKANI DONALD TRUMP İLE BİR ARAYA GELDİ. (CANDEMİR SARI/NEW YORK-İHA)

İran’a ‘Kuveyt’ tarifesi çıkar

İran; fitne dedi, savaş ve kaosla tehdit etti. Sınır kapılarını kapatacağını, “İran’ın muhalif güçlerle, Kürdistan Bölgesi topraklarında mücadele” edeceğini söylediler. Yani paramiliter güçleri kullanmakla tehdit etti. İran’a bağlı Haşdi Şabi de, 22 Eylül’de Şengal’e saldırıp sinyal verdi. Darbe alıp çekildi. Dağlarda, şehirlerde gerilla savaşını iyi kavrayamamış. İran girerse ateşle, barut fıçısıyla oynar. Diğer yandan Trump, bahane arıyor. Yemen’e, Lübnan’a, Suriye’ye birliklerini sokmuş İran, Saddam Hüseyin’in Kuveyt macerası uçurumuna düşürülür. Son kertede İhvan ve İran, bölgede güçleneceğine Suudi Arabistan da, BAE, Bahreyn, Mısır da Kürtlere daha çok yaklaşır.

ABD, İngiltere ve Fransa’nın tavrı

ABD, bölge ülkelerini teskin etmeye çalıştı. ABD hoyrat dille bazen erteleme bazen iptal istedi. Gidişat ise, ABD’nin “elimden geleni yaptım” görüntüsü verdiğini gösterdi. Çünkü Federe Kürdistan bağımsız olsa da Şii ve Sünni dengesi üstünden ABD etkisinin süreceğini biliyor. Irak seçimlerinin sonucu da bunu değiştirmez. Nitekin Trump, 21 Eylül’deki görüşmede rol kesip “ABD ve Türkiye hiç olmadığı kadar yakın” diye Erdoğan’ın sırtını sıvazlayıp bir nevi “Ortadoğu’da çark geri dönmez noktada, kabullenin” sinyali verdi. Trump, “evet” çıkarsa bölge ülkelerine karşı elinin güçleneceğini düşünüyorlar. İngiltere ise, 1. Dünya Savaşı sonrasında da II. Dünya Savaşı sürecinde de Federe Kürdistan’a bomba ve ölüm yağdırmıştı. Qazi Muhammed’in başkan, Mustafa Barzani’nin Genelkurmay Başkanı olduğu Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti’nin yok edilmesi için İran güçlerine destek vermiş ve idam silsilesini izlemişti. Theresa May yönetimi de, 21. yüzyılda Kürtlerin statü elde etmesi için çalışıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron erteleme istese de çok üstünde durmayacak.